geçen okan bayülgenin en son icadını seyrederken dalmışım sabah karşı. uyandığımda bi kaç dümbül şair bozuntusu şiir okuyolardı (sabah 4.30 civarı). böyle
götümden sıçtım
saçların ışıldadı,
gözlerini gördüm asmaların altında
ah ne güzel gözlerdi onlar
sanki uzak diyarlardan birini arar
sanki hiç yenmemiş bi elma kadar taze
sanki pamuk toplayan bi kızın elleri kadar sert
kıvamında ÅŸeyler. abicim ben anlamıyorum. ÅŸimdi bi kere aÅŸk meÅŸk benzetme yapıcam diye kasışlar falan bana çok ters geliyo ya. bi de üstüne ne olduklarını bilmedikleri ÅŸeyleri kullanıyolar benzetmelerinde ya, ifrit oluyorum. olum sen hayatın boyunca elledin mi pamuk toplayan bi kızın ellerini lan? nerden biliyon sert olduÄŸunu? ya da okuyucun böyle bi benzetmeyi okuyunca “aaaa, tamam bildim, iÅŸte o bizim pamuk toplayan kızın elleri gibi” falan mı diycek sanıyosun? nedir yani?
ÅŸiir ya illa benzetme yapıcaklar. lan yapın da 21. yüzyılda yazıyosunuz. hani bugünkü benzetmeler sanki daha “hepsi büyük harfle yazılmış bi mesaj kadar sert” kıvamında olmalı gibi geliyo bana. bilmem tabi. belki benim kiÅŸisel salaklığımdır ama bana çok yapmacık, kasış, salak, göt gibi geliyolar açıkçası.nedir yani tarladan bahsedince über-duygusal oluyolar da klavye diyince soÄŸuk mu oluyolar? tarlada çalışmayan, doÄŸayı sevmeyen insan insan diil mi? bilmiyorum kardeÅŸim ben asma aÄŸacı nası bi aÄŸaç! niye görmediÄŸim ÅŸeyleri hayal etmek zorunda bırakıyosunuz beni? neyse..
yani ben ÅŸiir yazmam, okumaya da özel bi aÅŸkım yok, bunu da belirtiyim “full disclosure” prensibi gereÄŸi (yalan tabi, öle bi prensibim yok, kimseye bi bok açıklama zorunluÄŸu hissetmiyorum da, burda iyi oldu yani), ama yine de ahkam kesebilirim gibi geldi bu konuda da “neden olmasın” prensibi gereÄŸi.
sonuç: şiir yazmayın kardeşim şair olucam illa diye. kıçınızdan da abuk kubuk benzetmelere falan girmeyin.
“ÅŸiir ne sikim biÅŸiydir?” başlıklı yazıya 0 yorum