biraz önce çok da samimi olmadığım bi arkadaştan bi e-mail aldım. uzakta bi yerde master yapıyo o da benim gibi. hem ilginç hem de acınası bi yazı. en önemlisi de kendine verilmiş imkanlardan mutlu olamıyo olması. ben böyle insanlardan hiç haz etmedim şu kısa hayatım boyunca. hani herşey altın tepside önlerine gelmiş ama bi türlü mutlu olamayan insanlar, hani pespembe bi resimde bile sinir bozucu siyah bi nokta bulabilen insanlar. hah işte o insanlardan tiksiniyorum. ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın diye o adamın yazısını da ismini vermeden yapıştırıyorum. (arkadaş heralde türkçe klavyesi olmadığından türkçe karakter kullanmadan yazmış e-mailini. bütün türkçe karakterleri bulup düzeltmekle uğraşamıycağım için bana geldiği gibi yer alıyo e-mail. okuması zor oluyosa okumayın kardeşim.)
bunu kime gondericegime karar vermeden yazmaya basliyorum. birisiyle bisiyler paylasma ihtiyacim var ama su anda kiminle bilmiyorum. oyle birisi yok iste benim icin. hani herseyini anlattigin herseyi paylastigin bisiy olunca ona anlatmak icin bekleyemedigin birisi. oyle birisim yok benim iste. arkadaslarim var cok cok. facebook a bakarsan 200kusur arkadasim var. kicimla guluyorum. 1 tane arkadasim var mi acaba? yok galiba. ben insanlara onem veriyorum. deger veriyorum. bi suru insan icin de bi suru fedakarlik yapiyorum. ovunmek icin anlatmiyorum. oyle bi insanim. mutlu ediyo beni. ama nedense benim icin ayni seyi dusunen insanlar yok gibi. 20 yildir tanistigim konustugum herkesten 1000lerce kilometre uzaktayim. burda allahin en sik hatirladigi sikici sehirlerden birindeyim. neden burdayim? neden sevdigim hayatimin en buyuk bolumunde bildigim insanlardan bu kadar uzaklasmak istedim acaba ben? hani okumaya geldim vesaire tamam. neden bi turlu donemiyorum? okulum neden bi turlu bitmiyo? ben super tembel oldugum icin olabilir tabi ki. ama belki de okul bitince donucek olmamdandir. ama mesela okul bitince eve gitmek istiyorum zaten. ozledim zaten evimi annemi babami. ama o kadar galiba. deli gibi ozledigim hic bi arkadasim yok. var bi kac tane ama onlari 2 senedir falan gormedim o yuzden diye dusunuyorum.
bi ara super bi cift olucagimizi falan dusunucek kadar sacmaladigim gercekten cok sevdigim bi arkadasim benim duygusuz olduguma inaniyo mesela. belki de o yuzden ozlemiyorumdur arkadaslarimi. daha dogrusu yillar icinde tanistigim ve gorustugum insanlari. duygusuz olduguma inanmiyorum gerci. fazlaca mantikli oldugumu biliyorum. kucuklugumden kalma bisiy olabilir belki. annemle babam ayrildigi zaman (aman allahim cocukluk travmalari falan gibi bi muhabbete girmiycem, merak etme) herkes bana annemle babamin ayni evde birbirini yiyip bitirmesindense ayri evlerde akli basinda insanlar olarak daha iyi ebeveynler olabiliceklerini anlattiydi. simdi dusunuyorum belki budur temel neden. cunku gercekten hic uzulmedim ben annemle babamin ayrilmasina. o donemde sorunlu bi cocuktum ve canim cok sikilirdi ama hepsi bosanmanin yan etkileri yuzundendi. mesela bi kac kere babamla yaptigim bisiyi anneme anlatmamam gerekti. butun cocuklugu yalan soylemenin en korkunc sey oldugu uzerine kurulu bi insan olarak anneme yalan soyluyo olmak beni feci harap etti mesela. cok da iyi diildim zaten. annem yalan soyledigimi anladi. (bu olay bana hayatta yalan soyleyebilmenin onemini de anlatmistir mesela, o gunden beri yalanlarim super kurguludur, acik bulmazsin. hele de anneme veya babama yalan soyluyosam hikayem super inandiricidir. yillar icinde gelistirdigim bu yetenek bu gun en ust seviyelerinde bence, neyse)
annem de babam da o donemde baya delilerdi zaten. hani guya ayri evlerde olunca akillari baslarinda olucakti ya, oyle olmadi. annem yeni hayatina cok uzun sure alisamadi. hala daha tam alistigini zannetmiyorum. babami sucladi tabi ki ailemizi dagittigi icin. ona gore hersey babam baska bi kadina tutuldugu icin olmustu. evlilikleri o kadar guzeldi ki, araya baskasi girmese sanki hic bitmiycekti ona gore. babam, babam da kendini sucladi. ayni nedenden diil heralde, cunku babam ayrildiklari gunden bugune bu baska kadin teorisini kabul etmedi. ben de bu konuda ona inaniyorum. mantikli oldugu icin diil, babama inanmayi sectigim icin, ama bu ayri bi mesele. o kadar yildir babam hala kendini sucluyo. ne zaman bi meselemiz olsa, babam sorunu annemle babamin ayrilmasinda gorup kendini parcaliyo. ben babami bi kere aglarken bile gordum bu yuzden. cok korkunc bi manzaraydi. hic bi cocugun babasini aglarken gormemesini diliyorum en icimden. filmlerdeki gibi oluyo gercekten. baban, dag gibi adam, hava buz gibi oldugunda bile usumedigini soyleyip montunu sana veren adam, herseyden ve herkesten guclu olduguna inandigin adam agliyo. ve bi sekilde sen sebep olmussun buna. kotu bisiy. hic hesaplayamadigim bisiy. neyse konu bu da diil aslinda. demek istedigim annemle babam ayrildiginda ailede akil sagligi gorece yerinde olan tek kisi bendim galiba. hepimiz anti depresan aliyoduk, bi cogumuz aralikli olarak hala aliyoruz ki bu da baska bi mesele, neyse, herkes cesitli psikolojik yardim aliyodu. herkesin bi derece delirdigini soylemek yalan olmaz. o yuzden gorece zaten, o yuzden gorece akilli olan bendim. akilli diildim, gorece akilliydim ve bu sacma, kimsenin bana tam olarak aciklayamadigi yeni durumu anlamak ve bunu cabuk yapmak zorundaydim cunku ben anlasam da anlamasam da bu yeni durum hayatimizin bi gercegiydi artik ve kendi sorunlarini uretmeye bile baslamisti. ben iste bu zorunlulugun beni uber-mantikli bi adam yaptigina inaniyorum. bu yuzden bi suru seyi sorguladigimi dusunuyorum. belki de diildir tabi, bu bi gece yarisi yasadigim ilginc bi cagrisimlar toplami da olabilir.
sunu demek istiyorum, dunya’nin yoktan var edilmis bu kara parcasinda gecenin nerdeyse 2sinde tek basima oturmus bunu yaziyorum su anda. bu kadar doluyum ama telefon acip da anlaticak kimsem yok. hahahah cok acikli oldu, oyle demek istemedim tam. ama gercekten de kendimi o kadar yakin gordugum bi tek babam var galiba. annem de aslinda bana cok yakin ama anneme anlatamam canimin sikildigini, bazen bezdigimi. annem uzuluyo hakkaten bole seylere. babam da uzuluyodur heralde ama babam sonucta babam. superman bi yerde. ama onu da gecenin bu saatinde arayamam, superman bile uzulur heralde.
neden boyle? neden herkesin nerdeyse en uzak oldugu adam babasiyken benim en yakin oldugum adam babam? ve neden bi tane en yakin arkadasim yok? tanidigim cok insan var. aralarinda uzun yillar en yakin arkadasim oldugunu dusundugum insanlar da oldu. ama su anda telefon acip bunlari anlatabilicegim kimse nasil yok ya?
neyse bu kadarmis icimdeki. budur.
gorusuruz.
işte böyle yazmış adam. heralde mutlu olamayan insanlar derken ne dediğim anlaşılmıştır. işte ben böyle insanlardan nefret ediyorum!










sizin yanıtınızı okumak da mümkün olacak mı acaba? eğer yanıt yazdıysanız bu bahtsıza, onu okumak da en doğal hakkımız ve ancak böylesi adil olur diye düşünüyorum…
öncelikle bahtsız tanımına katılmadıgımı belirtiyim. bu adam benim bildigim kadarıyla gayet bahtlı bi adam. ama buna rağmen böyle huzursuz, mutsuz falan.
soruna gelicek olursak da ben bi cevap vermedim. böyle bi yazıya ne karşılık verebilirsin ki zaten? bi de öle bi samimiyetimiz yok adamla; oturup neden üzülüyosun falan diye konuşucak kadar. üzgünüm yani, bi yanıt yok :)
moruk noldu site acma ayakları. bi artizlikler. pısmış gördüm seni. bazı 17lik çıtır depresyonda liseliydin, bazen popstar hıncal uluçtun. ama sen yazmaz oldun? yazasın yoksa hiç kasma da yazacaksan yedin genel eleştiriyi demin, bilmem yedin mi?:)